Telekinezi

6/7/2007 - Taşlar ve Etkileri

TASLAR VE ETKiLERi

Kuvars Kristali :

Yüzyillardir tedavi ve sihir alanlarinda kullanilan Kuvars Kristali, dünya kabugunun yüzde on ikiden fazlasini olusturmaktadir. Oksijen ve silikonun bilesiminden olusan Kuvars, bugün tedavi edici nitelikleri en fazla olan taslarin basindadir. Duygusal dengeleyicidir. Beyin fonksiyonlarini uyarir. Kisinin çevresinde olusan negatif enerjiyi yok ettigi gibi pozitif enerji toplar,aktive eder, biriktirir, geçirir ve kuvvetlendirir. Ayrica düsünce formlarini aktive eden bir özelligi de vardir.

Kuvarsin özellikle güç ve canlilik kaybina karsi koruma sagladigina inanilir. Kahinlerin kristal küreler kullanarak yorumlarda bulunmalari, onun zihinsel konsantrasyona ne kadar etki ettiginin de bir göstergesidir.

Kuvars kristallerinin cinslerine göre çesitli isimleri vardir.

Bildigimiz seffaf kuvarsa halk arasinda kaya kristali denebildigi gibi, pembe kuvarsa Ask Tasi denir. Onu üzerinde tasiyani öfkeden, suçluluktan, korku ve kiskançliktan korudugu ve kisirliga karsida yararli oldugu kabul edilir.

Rüya Tasi olarak da bilinen dumanli kuvarsin umutsuzluga, üzüntüye, öfkeye, depresyona ve diger negatif etkilere karsi tas sahibini koruma altina aldigina inanilir.

Çok yönlü bir mineral olmasi onu saatlerde, deterjanlarda, dis macunlarinda, cam ve elektrik isiklandirmalarinda kullanilir hale getirmistir.

Kuvars kristalleri hemen hemen tüm burçlarda kullanilabilecek bir tastir.

 

Ametist :

Ametist, kuvars ailesinden mor ya da mavi-mor renkli bir tastir. Asirlar boyunca degisik uygarliklarda sevgi ve begeniyle kullanilmis, Asya ve Misir'da mühür olarak deger kazanmistir. Eski çaglarda "sarhoslugu yok eden tas" olarak bilinirdi. O zamanlarda bir kisim kadeh, çanak, kap gibi seylerin birçogu ametistten yapilmaktaydi. Ametist, endoktrin ve bagisiklik sistemini kuvvetlendirir, kani temizler ve enerji verir. Bilinç seviyelerini aktive eder, yatistirici etkisi vardir.

Meditasyon için en ideal taslardandir.

Ametist astrolojide de basak, oglak, kova ve balik burcu insaninin tasi olarak da bilinir.

 

Opal :

Kuvarsin bir çesididir ve kuvars gibi silis oksittir.

Halk arasinda Gökkusagi Tasi olarak da bilinen Opal, karisik bir geçmise de sahiptir. Kimisi onu talihsizlik getiren bir tas olarak nitelerken, kimisi de güven duygusunu taze tutmak ve düsmanlara karsi güçlü olmak için üzerinde tasir. Ayrica negatif duygulari emdigine ve duygusal dengeleyici olduguna da inanilir.

Görme duyularini güçlendirip, sezgi arttirici etkisi vardir. Üst ben’e ulasmak için kullanilabilir.

Özellikle mücevheratta kullanilan Opal, insanin avuç içi isiyla renk degistirme özelligine de sahip yegane taslardan biridir.

Opal ; terazi, akrep, yay ve balik burcu insanlarina iyi gelen bir tastir.

 

Sitrin :

Saridan açik kahveye dogru giden bir renk yelpazesi olusturan sitrin, birçok hastaligin iyilestirilmesinde kullanilmaktadir.

Böbrek, kolon, cigerler, hazim organlari ve kalp için yararlidir. Tedavi edici enerjinin meydana çikmasini saglar. Kendine güveni güçlendirir, insanin kendine zarar verici egilimlerini yok eder.

Sitrin masaj yaglarini etkinlestirmek için de kullanilir. Bu tas yaga enerji vererek, dolasimi hizlandirir ve deriye daha iyi nüfuz etmesini saglar.

Sitrini ucu asagi gelecek sekilde boynunuzda tasimaniz gerekmektedir. Bu size güven ve evrensel güç saglar.

Bir diger adi da Tüccar Tasi olan Sitrini, bazi inanan kisiler kasalarina koyarlar. Bunun nedeni onlarin parasal güçlerini arttirdiklarina inancidir. Bazi kisilerde onun talihsiz bir tas oldugu fikrindedir ve her ne olursa olsun ona el sürmemeye çalisirlar.

Astrolojide aslan ve basak burçlarinin taslarindan biridir.

 

Lapis Lazuli :

Dogadaki taslarin arasinda saf olmayan taslardan biri olan Lapis Lazuli, lazurit ve diger mavi minerallerin bilesimidir. Bütün buna ragmen o dünyanin en degerli taslarindan biri olma özelliklerinden bir sey kaybetmez.

Çok eski medeniyetlerce de bilinen Lapis Lazuli, bir zamanlar Misir Krali Tutankamon'un mezarini süslerdi.

Bu tas her zaman mavidir, ancak rengin yogunlugu çikarildiklari bölgelere göre farkliliklar gösterir.

Gece Tasi ya da Gerçek Tasi olarak da adlandirilan Lapis Lazuli, renginden dolayi göklerin sembolü olarak kabul edilir. Isim anlami da "Göklerin Tasi" anlamini içermektedir.

Küçük çocuklari korkularindan ve solunum yolu hastaliklarindan uzak tuttugu için çocuk tasi da denir. Iskeleti kuvvetlendirir, tiroid bezlerini harekete geçirir. Tansiyon ve kaygiyi azaltici, canlandirici etkisi vardir. Zihinsel açiklik ve aydinlanma için kullanilir.

Yaratici ifade, fiziksel yetenekler ve iletisim yetenegini kuvvetlendirir.

Terazi, yay ve balik burçlarinin tasi olarak bilinir.

 

Yesim Tasi :

Binlerce yil öncesinde bu yana Çinliler Yesim tasini en degerli taslardan biri yapmislardir. Efsaneye göre büyük Çin Ejderinin yeryüzüne bosalttigi tohumlarin donmus hali Yesim tasinu olusturmustur.

Günümüzde bile Çinli isadamlari ellerinde Yesimden tilsimlar tasirlar, bir ise baslamadan önce onu tutar, oksar ve ondan güç alirlar.

Bu tasin hayvan biçiminde yontulmuslari bugün bile çok revaçtadir.

Ayrica Yesim tasinin akil hastaliklarina, dahili hastaliklara, göz bozukluguna ve kadinlarin adet ve dogum sancilarina iyi geldigine de inanilmaktadir.

Astrolojik olarak koç, boga, ikizler, basak ve terazi burçlarinin da tasidir.

 

Hematit :

Hematit, demirin baslica kaynaklarindan biridir.

Narin bir kristal çesididir ve islenirken Mohs'a göre 6,5 sertlikte olmasindan dolayi çok titiz bir çalisma ister.

Kan dolasimi üzerinde pozitif etkisi vardir. Dalagin dogru çalismasini saglar. Enerji ve canlilik verir, stresi azaltici etkisi vardir. Çekim gücü fazla oldugundan, kisisel çekim, nese, cesaret ve istek verir.

Özellikle karar verme güçlüklerine birebirdir.

Eski çaglarda tilsim olarak kullanilan taslarin basinda gelir, ancak modern çagda da insanlar bu tasin bel sogukluguna iyi geldigi inancindadirlar.

 

Yakut :

Güzelligi ve sertligi nedeniyle en degerli taslardan biri olarak kabul edilir.

Ona, Hindistan'da "Degerli Taslarin Efendisi" adini yakistirmislardir. Amerika, Avrupa'da çikarilmasina ragmen Hindistan ve Güneydogu Asya Yakut’un anavatanidir.

Elmas’tan sonra en sert degerli tastir.

Kan dolasimina pozitif canlandirici etkisi vardir. Bagisiklik sistemini güçlendirir. Kisiyi sinirlamalarindan kurtardigi gibi, kendinden fazla digerlerini düsünmesine yol açar.

Cesaret, ruhsal gelisme, liderlik, mutluluk duygularini arttirir.

Cinsel asiriliklara da iyi geldigi söylenenler arasindadir. Astrolojik olarak koç, yengeç, aslan, akrep, yay ve oglak burçlarinin da tasidir.

 

Akik :

Bedensel ve zihinsel kuvvetlendirici bir tas olan Akik tasiyani tehlikeden korur, uyumsuzluklarina son verir.

Akik tasinin bunlarin yani sira uykusuzluga, korkakliga, karabasana, nazara ve hatta metabolizmanin düzgün çalismasina faydasi oldugu da bilinen seyler arasindadir.

Akik tasina kimileri de Ates Tasi ya da Gezgin Tasi derler.

Gerçeklerin farkina varilmasinda yardimcidir.

Hemen hemen tüm burç özelliklerine uyar.

 

Aquamarine :

Gök Zümrüt de denilen Aquamarine, soluk mavi-yesil renkli bir tas olmasindan dolayi, Sakin Tas olarak da bilinir.

Her ne kadar Sakin Tas denilse de, Cesaret tasi olarak adlandirilir ve onu tasiyana ya da takana özellikle ölüm karsisinda cesaret verdigi söylenir.

Bu tasi renginden dolayi, özellikle denizciler tilsim diye kullanirlar. Renginden dolayi kahinler tarafindan gelecegi görmek için de kullanildigindan Kahin Tasi olarak da anilir.

Akil almaz renklerde bulunabilen Aquamarine, mücevheratta kullanilir. Ona muhtesem mavi rengi verebilmek için dört yüz derecede isitilmasi gerekir.

Bu güzel tasin en çarpici örnekleri Brezilya'dan çikar.

Aquamarinin sinirleri yatistirici özelliginin yani sira düsüncenin berraklasmasi ve yaratici gücün ortaya çikmasinda da büyük rolü vardir. Böbrek, karaciger, dalak ve tiroid bezlerini kuvvetlendirir, vücudu temizler.

Astrolojik olarak koç, ikizler, akrep, kova ve balik burçlarinin taslarindandir.

 

Obsidyen :

Renginden dolayi kimileri ona Kara Kadife de derler.

Obsidyen’in en tutulan cinsi üzerinde beyaz lekeler olan Kar Taneli Obsidyendir.

Bu tür ayni zamanda Saflik Tasi olarak da bilinir.

Karin ve bagirsaklari etkileyerek iyilestirir, zihin ve duyguyu birlestirir. Maskulen enerji verir, negatif unsurlari yok eder. Kaygiyi azaltir, bilinçaltindaki blokajlari temizler.

Akil ve sevgi ile baglarimizdan kopmamayi simgeler.

Ikizler ve yay burçlarinin tasidir.

 

Aytasi :

Ay'in pariltisini yansittigi söylentilerinden dolayi bu ismi alan Aytasi, lenfotik sistemdeki bozukluklari ortadan kaldirir.

Duygusal dengeleyici vasiflara sahiptir.

Tutumlarda esneklik yaratir. Bu tas hakkinda en çok rivayeti ortaya çikartan yerlerden biri de Hindistan'dir. Hindistan da kutsal bir tas olarak kabul gören Aytasi’nin sevgilileri daha ihtirasli yaptigi da söylenir. Aytasi, kadinlar tarafindan kisirliga iyi geldigi ve üreme organlarinin sorunlarini çözmesi ve de kolay dogum yapmaya yaradigi için tasinir.

Kisilerdeki egoizmi giderdigi ve fazla yemek yeme dürtülerini ortadan kaldirdigi da bilinir.

Aytasi üzerine yapilan rivayetlerin en çarpicisi da, onu tilsim olarak tasiyan kisiyi söhretli ve görünmez yaptigidir.

Burçlar kusagina yengeç, terazi, akrep, kova ve balik burcunun tasidir.

 

Yilan Tasi :

Genellikle de tilsim yapimi için kullanilan Yilan Tasi, kadim Misir Uygarligi'ndan beri kullanilmaktadir. Tasin bu ismi almasi, dis görünümünün bir yilanin derisine benzemesindendir.

Bu sebepten dolayi da her türlü böcek sokmalari, akrep ve yilan sokmalari gibi durumlar için iyilestirici olarak kullanilir. Ayrica kisilerde romatizmal rahatsizliklara da iyi geldigi söylenir. Bu tasla romatizma tedavisi yapmak için, agrili yerlere bu tasi sarmak gereklidir.

Diger yandan cerahatlerdeki biriken irini akitmak için de kullanilabilen bir tastir.

 

Kaplan Gözü :

Bir kuvars cinsi olan Kaplan Gözü, bazi kesimlerde "Bagimsizlik Tasi" diye de anilir.

Buna sebep, tasin kendisini üzerinde bulunduran kisileri baska insanlara karsi daha az bagimli yaptigina inanilmasidir. Bu özelligi ikili iliskileri zedeledigi gibi, is hayatinda da ortakliklari sona erdirebilir. Bu sebepten de çeliskili bir tas diye de adlandirilir.

Sindirim sistemi bozukluklari bu tas sayesinde giderilebilir. Dalak, pankreas ve kolon için faydalidir.

Duygusal denge unsurudur ve inatçiligi azaltan bir tas olarak bilinir.

Maskulen enerji verdigi gibi, kisilerin olaylari net algilamasinda rol oynar.

Kaplan Gözü’nün bir özelligi de nazardan koruduguna inanilmasidir. Daha çok eski zamanlarda bu niyetle kullanilirdi.

Oglak ve yengeç burçlarinin tasi olarak bilinir.

 

Topaz (Sari Yakut) :

Eski zamanlarin en kudretli taslarindan biri olan Topaz’in, göz hastaliklarini ve veba gibi salgin hastaliklari ortadan kaldirdigi söylenir.

Bir adi da "Ask Tasi" olan Topaz’in pek çok rengi mevcuttur.

Bu tasin sagliksiz insanlari sagligina kavusturdugu, onlari korkakliktan ve ahlaksizliklardan korudugu bilinir.

Çok güzel ve nadir bulunan taslardan olan Topaz, özellikle mücevher yapiminda kullanilir.

Dogal ve muhtesem isigiyla göz kamastirici bir tastir ama, renksiz ve degisik renk gruplarina da rastlanabilirler.

Sari Topazla Turuncu Topaz en degerli çesitleridir.

Bugün dünya yüzünde en degerli Topaz’larin çikarildigi ülke Brezilya'dir. Topaz kristalleri genelde dörtgen seklinde olur.

Topaz elmasla ayni agirliga sahip yegane dogal degerli bir tastir. Seffaf Topaz kimi zaman elmastan ayirt edilemez, bu benzerlik ancak Mohs ölçegiyle ayirt edilebilir.

Aslan, basak ve balik burcunun tasidir.

 

Lal :

Dairesel veya oval biçimli bir tastir.

Lal'in erkek türü koyu kirmizi, disi türü ise açik kirmizidir.

Üzerinde tasiyani, bedensel zayifliga ve acimasizliklara karsi korudugu bilinir.

"Hayal Kuran" ve " Merhamet Tasi" olarak da bilinir.

Cinsel enerjiyi ve duyarliligi artirdigi, cinsel dengesizlige karsi koruma tasi olarak bilindiginden bazi yerlerde "Tutkularin Tasi" olarak da bilinir.

Latince adi Garanatum'dan gelen Lal tasi, Garnet olarak da adlandirilir.

Kalp seklinde yapilmis tilsim Lal'ler, esleri ve sevgilileri cezbetmeye yaradiklari gibi, yatak ve yastik altina konuldugunda kötü rüyalari ve gecenin kötü ruhlarini kovar.

Bedeni kuvvetlendirir, temizler, canlandirir. Bilhassa kan damarlari için çok yararli bir tas olan Lal, hayal gücünü harekete geçirir, sevgi ve sefkati sembolize eder.

Koç, akrep, oglak ve kova burçlarinin tasi olarak bilinir.

 

Aventurin :

Metalik pariltilar saçan ve tanecikli bir yapiya sahip, açik yesil bir Kuvars türü olan Aventurine ayni zamanda Yildiz Tasi da denmektedir.

Kalbin yakinina yerlestirildiginde, kalbi diger insanlarin olumsuzluklarindan koruyacak bir enerji yayar.

Bu tasin Yesim tasi ve Pembe Kuvars arasinda bir yumusakligi vardir.

Sizin, fazla hassaslasmadan yumusak ve açik yürekli olmanizi saglar. Kalbini kapattiktan sonra simdi yeniden açmaya hazirlanan kimseler için yatistirici bir etki yapar.

Bu pürüzsüz tasi gögsünüzün üzerinde dogrudan cildinize temas ettirmek en iyi yoldur. Sayet tas sivri ise, o zaman sivri ucu yukariya getirmek gerekir.

Bu tas sinirsiz imkanlar tasidir, size genis ufuklar açar. Hayal kuranlarin tasi olarak da taninir. Kendinizi sinirlanmis, engellenmis, dar düsünce kaliplari ya da modasi geçmis davranislar içine sikismis hissettiginizde bu tasi kullanabilirsiniz.

Özellikle kendi bildigini okuyan genç insanlar için çok uygundur.

 

Turkuvaz :

Bilinen taslarin ve de tilsim olarak kullanilan taslarin en popüleridir, çok sayida da koruyucu özelligi bulunur.

Bütün bedeni kuvvetlendirir, hücreleri yeniler, kan dolasimi, cigerler ve solunum sistemini canlandirir.

Sakinlik verir ve yaratici ifadeye güç kazandirir. Duygusal denge, iletisim, sadakat ve dostlugu sembolize eder.

Turkuvaz eski çaglarda hayvanlari kötü etkilerden korumak için At Tilsimi olarak da kullanilirdi. Aztek uygarliginda ise bu tasa "Tanrilarin Tasi " adi verilmisti.

Turkuvaz, boga, basak, akrep, yay, oglak ve balik burçlarinin tasi olarak da bilinir.

 

Oniks :

Kaygi azalticidr, kadin/erkek kutuplasmasini dengeler ve ilikleri kuvvetlendirir.

Kontrol ve denge unsuru bir tas olan Oniks, bagimliliklardan kurtulmaya da yardim eder.

Degerli bir tastir ve kisinin konsantrasyonunu sagladigi gibi nazara karsi da kullanilir.

Kimi yerlerde zaman zaman "Ayrilik Tasi" diye de nitelendirilir.

Çesitli renkleri olan Oniks, kisinin hangi konuda enerji destegine ihtiyaci varsa onu saglayan bir tas olarak da bilinir.

Gelecek kaygilarini yok ettigi gibi kisilerde farkindaligi da saglar.

Aslan burcuyla iliskilidir.

 

Zirkon :

Mücevher olarak kullanilan taslarin en ünlüsü olan Zirkon, tamamen renksiz olabildigi gibi, kahverengi, yesil, kirmizi ve sari da olur.

Zirkon ayni zamanda Zirkonyum elementinin de baslica kaynagidir.

Mücevher olarak kullanilacak olan Zirkonlarin en deger göreni renksiz olanlaridir. Elmasa benzetilmesine ragmen sertlik derecesi elmastan 2,5 Mohs daha azdir.

Zihni kuvvetlendirici bir tas olan Zirkon, ince ve kalin bagirsak hareketlerine faydali ve uyumayi kolaylastirici özellige de sahiptir. Bunun yaninda duygusal denge unsuru olarak da bilinmektedir.

Aslan, basak, yay ve kova burçlarinin tasi olarak bilinir.

 

Turmalin :

Pozitif ve negatif kutuplara sahip, elektriksel özellikleriyle çok degisik ve olagandisi bir tastir. Çesitli renklerde ve karisik renk biçimlerinde bulunan cinsleri vardir.

Mücevher ve süs esyasi yapiminda çokça tercih edilen bir tastir.

Endokrin (hormon) sisteminin dengelenmesine yardimci olur ve uyku verir.

Beden-zihin ikilisini kuvvetlendirici özelliginin yani sira duyarlilik ve anlayisi da arttirir. Konsantrasyon ve sezgisel güçleri arttirdigi gibi, koruyucu etkileri de bulunur.

Aslan, terazi ve oglak burçlari bu tasi kullanabilirler.

 

Magnezit :

Yeryüzünde bilinen en degerli minerallerden biri olan Magnezit, hassas islenebilme özelliklerinden dolayi degerli tas olarak pek tercih edilmez.

Endüstriyel açidan yaygin bir ticari ve tibbi kullanimi olan en önemli materyallerden biridir.

Beyaz, gri, sari ve kahverengi renklerinde olurlar.

Analiz etmek, kendini tanimak ve arastiricilik ruhunu gelistirmeye yardimci olan bir tas oldugu gibi, kisileri motive etmesi ve farkindaligi arttirma özellikleri de bulunur.

Hayal gücünü ve yaraticiligi arttirdigi ve meditasyonlarda iç huzuru sagladigi da bilinir.

Koç burcunun tasi olarak bilinir.

 

Zümrüt :

Dünyanin en kiymetli taslarindan biri olan Zümrütler mitlerin ve efsanelerin tasidir.

Geçmiste Seytanin Cennet'den kovulurken alnindan düsen tasin ve Kutsal Kadeh'deki tasin da Zümrüt oldugu söylenir.

Renginin yesil olmasi nedeniyle bu tasin yagmur yagdirdigina inanilirdi.

Bagisiklik sistemi,sinir sistemi, kalp, ciger ve böbregi kuvvetlendirdigi bilinir. Beden-ruh-zihin için tonik vazifesi görür ve kuvvetli bir duygusal dengeleyicidir.

Bolluk, sevgi, iyilik, sakinlik, denge ve sabir unsurlarini içerir. Zümrüt’e kimi yerlerde "Kosulsuz Ask Tasi" da denmektedir. Sevgililerin birbirlerine verebilecekleri en iyi armagan olarak görülür.

Bazi Islam ülkelerinde Zümrüt’ün var olan koruyucu tilsim gücünü bazi ayetler okunarak daha da güçlendirildigine de rastlanmistir.

Koç, boga ve ikizler burçlarinin tasidir.

 

Safir :

Dünyanin en pahali ve degerli taslari arasinda bulunan safirler, sert isilara dayanikli ve muhtesem mavi renkte ve beyaz damarli olurlar.

Dünya yüzünde en degerli ve ünlü Safirler Hindistan'dan çikmislardir.

Mohs ölçegine göre Safir Elmastan sonra gelen sertlik derecesine sahiptir.

Safirler saf iken renksiz bir mineral olan Korondumun bir çesididir.

Çok degerli bir mücevher olmasi onlari aranilir bir hale getirmistir.

Bugün bilinen en büyük Safir, 563 kiratlik Hindistan Yildizidir ve New York Dogal Tarih Müzesinde teshir edilmektedir.

330 kiratlik olan bir diger Safir ise Asyanin Yildizi adli tastir ve Washington DC'de sergilenmektedir.

Kalp ve böbrekleri kuvvetlendirir ve tüm salgi bezlerini harekete geçirici özelligi vardir.

Psisik yetenekleri arttirir ve sezgi gücünü güçlendirir. Bundan dolayi yaratici ifadenin gelismesinde büyük rol oynar. Karisikligin ortadan kalkmasina neden olup kozmik farkindaligi arttirir.

 

Azurit :

Bir çesit bakir cevheridir.

Sinir sistemindeki enerji akisini arttirir, oksijenin daha iyi kullanilmasini saglar.

Psisik güçleri arttirici özelliginin yani sira, düsünceleri berraklastirir.

Uzun süre araba kullanan ya da bilgisayar basinda çalismaktan dolayi gözleri yorulanlar için çok iyidir.

Iki tane Azurit tasi adet dönemi kramplarinda ya da yumurtalik sancilarini gidermek için kullanilir. Azuritin mavi olani rahatsizlik giderici olarak kullanilabilir.

Azurit ile Malahit tasi birlikte kullanildigi takdirde gömülü olan duygular ortaya çikar.

Ayni anda bir mücevher olan Azuritten yapilma kolye ya da küpeler, ruhsal olarak uyanik kalmanizi saglar. Ayrica sizi merkezde tutarak konuskan olmaniza yardim eder.

 

Krizoprase :

Çok güzel isiltilari olan bir tastir.

Nörotik durumlarda dengeleyici ve iyilestirici özelliklere sahiptir. Depresif durumlarda ise rahatlatici özellikleri vardir.

Kisinin problemlerini görmesine yardimci olarak, kendini tanimasini saglar ve iç huzuru verir.

Seks konusunda kaygilari olanlar ya da seksüel bozukluk tasiyan kisiler bu tasi kullandiklari takdirde bir çok cinsel problemi de halletmis olurlar.

Bu tas ayni zamanda kisisel yeteneklerin ortaya çikmasinda da büyük rol oynar.

 

Elmas :

En sert ve kiymetli tas olan Elmas için "rüyalarin tasi" da denilmektedir.

Beyin fonksiyonlarini ve kisilikteki blokaji ortadan kaldirici özelliklere sahiptir ve ayni zamanda temel bir tedavi edici niteliktedir.

Bedeni temizleyerek negatif kuvvetleri yok etmesinin yani sira zihin/ruh/beden üçlüsünü birlestirici ve bütünlestirici gücü de bulunur.

Bolluk, saflik, masumluk ve sadakat simgesidir.

Mücevher olarak da yüzükten tutun, kolye ve küpeye kadar bir çok çesitte kullanilmakta olup kiymeti son derece yüksektir.

 

Jasper :

Karaciger, dalak ve mesaneyi kuvvetlendirir ve çok kuvvetli bir tedavi edicidir.

Toprak elementini temsil eder.

Sindirim sistemi ve safrakesesini güçlendirir, endokrin(hormon) sistemine denge saglar.

Kisinin kendini saglikli, güçlü hissetmesini sagladigi gibi fiziksel direnci arttirir.

Sevginin ve inanç sisteminin simgesi olarak bilinen bir tastir.

 

Malahit :

Malahit, yesil ve üzerinde daha koyu yesil ortak merkezli çizgileri olan bir tas olup, özünde nese tasir. Isminin anlami da arindirici demektir.

Sakinlestirici bir tas olup, uyku ve uyumaya yardim eder. Günes sinir agi chakrasinin üzerinde kullanildiginda, içimize gömdügümüz acilari tekrar ortaya çikarma gücü vardir.

Bu eski acilarin kendini ifade etmesiyle tasidiginiz kederin agirligini da üzerinizden atabilir ve nesenize tekrar kavusabilirsiniz.

Nese enerjisi, hizla dönen bir enerjidir ve her bir chakrayi çevreleyen enerjiye benzer.

Malahit, iki ayri tondaki yesil rengi ile yeryüzünün titresimlerini tutar. Siz topragin gücünden etkilenirken, toprak da size sevgi ve huzur sunar. Bu kendinizi yeterince güçlü hissetmenizi saglar, böylece eski acilardan da kurtulursunuz. Malahit, ayni zamanda pankreas ve dalak fonksiyonlarini da arttirdigi gibi, kaygi ve tansiyonu da dengeleyip, hücreleri yenileme özelligi de sergiler. Dolasim sistemi ve kalbi kuvvetlendirir ancak bu tasi asiri duygusal oldugunuz günlerde fazla kullanmamalisiniz.

 

Olivin (Zebercet) :

Kalp, pankreas, dalak ve ciger üzerinde olumlu etkisinin yaninda, doku bozulmalarini da önleyici özelligi olan bir tastir.

Rengi bagli oldugu Zümrüt familyasi gibi yesil bir tastir.

Bedeni temizleyip vücut-zihin dengesini saglar, kaygiyi düsürüp zihni açar ve kisisel büyümeyi hizlandirir.

 

Pirit :

Üzerinde altin rengi benekler olusmus çok güzel ve degisik görünümde bir tastir.

Hazimsizlik çekenler için tavsiye edilebilecek bir tastir ve ayni zamanda da kan dolasimina iyi gelen özellikleri vardir.

Beyin fonksiyonunu arttirici gücü ve kisilerin dünyaya pembe gözlüklerle bakmasini saglayici fonksiyonlari ile birlikte irade gücünü de yükseltir.

Diger bireylerle uyumlu çalismanin gerçeklesmesine de yardimci olur.

 

Kalsedon :

Kalsedon, kuvars ailesinin üyesi bir tastir. Seffaf, yari seffaf veya donuk olabilir. Salkim seklinde sarkitlar halinde ve kaya oyuklarinin astarlarinda olusur. Bazi zamanlar küçük bir miktar Opal içerir.

Fiziksel, zihinsel, duygusal ve ruhsal dengeleyicidir.

Herkes arasinda kardesligi tesvik eden bir tastir. Iyimserlik ve iyi dilekleri sembolize eder. Düsmanligi, huzursuzlugu ve melankoliyi yatistirir. Cömertligi, hassasligi, anlayisi arttirir, minerallerin etkili bir sekilde özümsenmesini saglar.

Zihnin saglamligini arttirarak, bunamayi tedavi eder.

 

Kehribar :

Tas olarak bilinir ama, reçinenin taslasmasi sonucu olusmustur. Çok yumusak ve çok hafiftir. Özellikle isitildigi zaman elektriksel ve manyetik özellikleri açiga çikar.

Yaydigi sicaklik enfeksiyonun yayilmasini önledigi ve soguk alginligini giderdigi için, genelde boynun çevresine takilir.

Bogaz ve tiroid bezi enfeksiyonlarini tedavi etme özelligi vardir.

Roma devrinde kehribar, guatri tedavisinde kullanildigi gibi günümüzde de bu yöntem çok yaygindir.

Bütün sari taslarin aslan burcu insanina iyi geldigi bilinir. Bu sebeple aslanlara uyarici bir etki yapar.

 

Mercan :

Kireç karbonati, magnezyum, silis karbonati, magnezyum florüt ve kalsiyumdan olusmaktadir. Pek çok kisi Mercanin, kalbi ve dalagi güçlendirdigini söyler.

Ayrica Mercan, nazara iyi geldigi gibi, konsantrasyon eksikligini de giderici özellige sahiptir.

Basta sedef hastaligi olmak üzere, bir çok cilt hastaliginin da iyilestirilmesinde kullanilabilir.

 

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

6/7/2007 - Rüyanızı Hatırlayın

Öncelikle bir rüya günlügünüz olmali ve hatirladiginiz her rüyayi tarihi ile beraber detaylarini unutmadan hemen yazmalisiniz. Sabah uyandiginizda,daha yataktayken bunu yapin; uyaninca kendinizi rahatlatin ve rüyaniza konsantre olun, diger düsünceleri kafanizdan uzaklastirin. Disardan gelen etkileri engelleyin. Aniden uyandiginizda ilk akliniza gelen sey günlük düsüncelerdir, bunu yapmayin ve kendinize yasaklayin. Ne sekilde uyanirsak uyanalim, gece boyunca gördügümüz rüyalarin izleri muhakkak bilinçaltimizda saklidir. Yeterince konsantre olursaniz, bunlarin bazilari bilinçüstüne çikmaya baslar ve animsamaya baslarsiniz. Yeterince deneyim kazanildiktan sonra, hatirlama bloklari büyür ve rüyalarinizin büyük kismini otomatik olarak hatirlarsiniz. Egzersizler belleginizi güçlendireceginden uyanik kisiliginizle, rüya kisiliginiz arasindaki iliskiyi kuvvetlendirecektir. Önemli olan yansitma yani projeksiyondur, yapacaginiz veya kabul edeceginiz sey rüya projeksiyonlarini fizik dünyaya yansitabilmektir. Eger bu düsünce sizi rahatsiz ediyorsa, kabulünüzü degistirin ve bilinçaltinizin ortaya çikmasi için kendinize telkin yapin.


Her hatirladiginizi yazin
Yapmaniz gereken sey, rüya projeksiyonlarinin kaydedilmesidir, hatirladiginiz herseyi yazin, bilinçalti görüntülerle karismasi halinde bile zararli çikmayacaksiniz. Ayrimlari zaman içinde yapacaksiniz ve bu bir aliskanlik haline gelecek. Simdi bunun tersini görelim; uyumadan önce, kendinizi uykulu ve yorgun hissettiginiz anda fizik plandaki görüntüleri rüyaniza projekte etmenizden söz ediyoruz. Bunu deneyin, kisacasi rüyanizda bir seyi görmek isteyeceksiniz ve göreceksiniz. Hemen olamaz demeyin, bunu yapabilen çok insan var ve normalüstü bir olay yasamayacaksiniz. Zaten bunu her gün yapiyorsunuz ama farkinda degilsiniz. Her iki halde de, en rahat ettiginiz yatma pozisyonunu seçin.
Beser dakikalik konsantrasyonlar yeterlidir, sonra rüyalari yazmaya baslayin, cümleler kurmaniz gerekmiyor, akliniza gelen tüm simgeleri, sözcükleri yazin, gereken anlamlar sonradan çikacak veya senaryo olusacaktir. Unutmayin ki, bu deneyimin öte adimi astral projeksiyondur yani bilinçli olarak ruhunuz bedeninizi terk edecektir. Hatirlamalarin ruhsal deneyiminizi arttiracagini ve amaç olarak ruh-beden kontrolunu kazanacaginizi bilin.

Gariplikierin ortaya çiktigi rüyalari animsamak daha kolaydir ve gariplikler belirgin ipuçlaridir. Hoslanmadiginiz rüyalari engelleyebilirsiniz. Egzersizler yeterli olacaktir. Kendinize sürekli telkin yapin.


Ne rüya görmek istiyorsunuz?
Projeksiyonlar düsüncenize akacaktir ama bunu engellemeyin ve izin verin; kendinizi hatirlamaya zorlamayin; zorlamalar degisimler getirir. O kadar çok sey animsayacaksiniz ki, siz de sasiracaksiniz. Bu gerekli disiplin çok basarili olacak ve astral projeksiyonu saglayacaktir. Yalniz suna dikkat edin, projeksiyonlar güncel yasaminiza geçmemeli veya yer edinmemelidir. Çok hosunuza giden veya seveceginiz projeksiyonlar olabilir ama yazdiktan sonra onlarin etkisinde kalmamalisiniz. Önemli olan aliskanlik kazanmak ve fizik dünya ile rüya dünyasi arasinda saglikli iliskiyi olusturabilmektir. Görmek istediginiz görüntü ile, gördügünüz rüya arasindaki uyum önemlidir; sonuçta gece nelerin oldugunu ögreneceksiniz.
Kisisel egzersizler
Bellek gücünüzü arttirmak ve rüya ile uyaniklik halleri arasindaki iliski güçlenecektir. Kisisel egzersizlerin temel teknigi, "berrak rüya" görebilmek üzerinedir. Aslinda, benzer teknikleri ögreten kitaplar satilmaktadir, bunlardan astral projeksiyon tekniklerini dahi ögrenebilirsiniz fakat çok farkli tekniklerin ögretilmesi tehlikeli olabilir ve ruhsal sagliginiz zarar görebilir. Egzersizlerin anlami düsüncelerinize bitki ekmek gibidir. Bu düsüncenin altinda uzun süre saklanan düsüncenin yani güçlü bir arzunun sonunda gerçeklesecegi yaklasimi bulunur. Kendinizi su iki kurala inandirin;
a) Siz berrak rüya görebilirsiniz, b) Rüyanizda berrakligi saglayacak, ipucunu bulabilirsiniz.
Peki bu nasil olacak? Kendinizi projekte olayi için ikna edin, bu çogumuzda kendiliginden olusur, egzersiz size güçlü isteklerin gerçege dönüsmesi sonucunu getirecektir. Scott Rogo'nun "Bedeni terkederken/Leaving the Body" adli kita-binda buna "istek Metodu" denmektedir
ve temelde bu metod "Yram" adli bir astral projeksiyondur.
"Burasi bizim ev ama esyalar baska" rüyasinin anlami
Projeksiyonlarin uyanikken de, yasanabilecegine inanin ve bunu isteyin. Kendinize "Ben projekte edecegim." ve "Nasil projekte olunacagim ögrenecegim?" telkinlerini yapin. Kendinizin daha farkli olabilecegine inanmalisiniz, inatla israr ederek daha genis sularda yüzmelisiniz. iki önemli sey var; ilki kendinize itiraf edin ki, astral çikis gerçek bir olaydir. Kendinize önem verin, dis etki ve telkinlere uzak kalin, bir kuskucu sizi engelleyebilir. Düsüncelerinizi açmayi ögrenin, gözlerinizi kapayin ve önünüzde bir havuz oldugunu projekte edin ve düsüncelerinizin havuza aktigini düsleyin. ikincisi istegin gücünü toplayin, bu gerçek bir istek olmali, unutmayin ki istek, insan iliskilerinin ve yetilerinin en önemli ve güçlü yönüdür. Okkült ögretiler size isteklerinizi nasil kontrol edeceginizi ögretebilir, bunun için ritüelistik majiye yönelebilirsiniz. Muhakkak çabalarinizin ardina güçlü ve yogun bir istek gücünü koymalisiniz. Bu duygu ya da gereklilik bir uzay aracini iten rokete benzetilebilir, istek gücü çabalariniza, ekstra güç katabilir, dogrulanmis veya dogru bir istek çabalarinizdaki basarilari ve basarisizliklari gösterecektir. Rüyalarin kullanilmasi astral yolculugun kalbidir; gerek astral yolculuklar, gerekse berrak rüyalar, uyanik yasamimizi bilinçlendirirler ve anlam kazandirirlar. Örnegin, rüyanizda, tanimadiginiz birini görebilirsiniz veya bildiginiz bir yerde olabilirsiniz ama farklar vardir yani rüyanizda kendizi evinizde görebilirsiniz ama mobilyalar baskadir veya ev sizin evinizdir ama içi tamamiyle baskadir. Bir baska rüyada uçan veya konusan hayvanlar görebilirsiniz. Bütün bunlar dünya yasaminizda olmayan seylerdir, iste bu garipliklerin cevabi; Bütün bunlari siz istiyorsunuz; rüyalarinizda ortaya çikan gariplikleri kullanabilirsiniz ve unutmayin ki bu gariplikler size rüya evreninde bulundugunuzu animsatirlar. Bunun için vardirlar, normal dünyadan farkli bir boyutta oldugunuzu ancak böyle algilayabilirsiniz.
Ne yapacaksiniz?
Garipliklerin ortaya çiktigi rüyalari animsamak daha kolaydir ve gariplikler belirgin ipuçlandir. Hoslanmadiginiz rüyalari engelleyebilirsiniz. Egzersizler yeterli olacaktir;
kendinize " Bir dahaki sefere böyle birsey görmeyecegim ve görürsem hemen uyanacagim." telkinini sürekli yapin. Eger bu telkini sürekli yaparsaniz, isteginiz gerçeklesecektir. Sonuç olarak bütün bunlar berrak rüya görmeniz içindir. Bunun anlami rüya evreninde uyanik olmaniz demektir. Simdi konuyu toparlayalim;
A. Fikirlerinizi degistirdiniz; artik rüyalarla ilgili deneyimleri kabul ediyorsunuz.
B. Artik rüyalarinizla ilgili bir günlük tutacaksiniz. Eger yasarsaniz veya yasadiysaniz günlügünüze astral çikislarinizi da kaydedin. Veya ayri bir günlük tutun. Ama tüm deneyimlerinizi yazin.
C. Rüyalariniza ve astral çikislara deger vererek, onlarin bilinç alaninin spektrumunun devamliligi oldugunu animsayin. Bir rüya güncel bilincinizde unutulabilir ama bir astral çikis bir rüyaya göre daha üst bir bilinç halidir ve fizik dünyada bir anlam tasir. Bilinciniz bu iki uç halin arasinda aktüel pratikler yapar.
D. Rüyalarinizda yasadiklarinizi ve olanlari animsama yeteneginizi güçlendirin. Bu anlamda, belleginizi uyaniklikla, rüya alani arasinda bir köprü gibi kullanin. E. Bunu isteyin, daha da önemlisi yapacaginiza inanin.
F.Rüya gördügünüzü farketmeyi isteyin. Rüyalarinizdaki garip, alisilmadik olaylarin aslinda rüyada oldugunuzun anahtari oldugunu kesinlikle ögrenin.
Ve sonuç
Sonuçta, egzersizleri söyle siralayabiliriz;
1. Sabah uyandiginizda, hiçbirsey düsünmeden rüyalarinizi hatirlamaya çalisacaksiniz.
2. Hatirladiginiz herseyi yazacaksiniz.
3. Rüyalarinizda gördügünüz ve yasadiginiz alisilmadik, garip seylerin listesini yapin. Bunu ilk iki maddede de yapmis olabilirsiniz, ama alisilmadik seylerin ayri bir listesinin olmasi önemlidir. Unutmayin ki, bir garip olayin veya objenin yer aldigi bir rüya henüz gerçeklesmemis bir olay olabilir ve fizik dünyadaki yasaminizda farkli bir gelisimin habercisidir.
4. Gün içinde arada bir durun ve kendinizi uyandirin. Kim oldugunuzu, nerede oldugunuzu, nerede yasadiginizi düsünün. Sonra bunlari rüyalarinizdaki kimliginizle karsilastirin ve bunu günde birkaç kez yapin.
5. Gece yatmaya giderken, kendinizi su düsünce ile medite edin; "Bu gece uyanik olacagim, rüya gördügümün farkinda olacagim. Eger rüyamda normal olmayan birsey görürsem, rüyada oldugumu animsayacak ve uyanacagim.
Bu egzersizleri yaparken, diger egzersizleri ihmal etmeyin ve " Beden disi deney" yasama sansinizin varoldugunu unutmayin.

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

6/7/2007 - Telekinezi Nedir

Telekinezi: Zihin Gücü Ile Cisimleri Hareket Ettirmek



Psikokinezi ya da ruhsal devim, sayilari çok az olan bazi yetenekli kisilerin bazen farkinda olmadan zihin gücüyle cisimleri hareket ettirme veya fiziksel olaylari etkileme yetenegi anlaminda teknik bir terimdir. Örnegin, zarlarin sürekli olarak alti düsürülmesi gibi. Ancak, eger zihin zarlari bu biçimde düsürebiliyorsa, zar döndügü sürece altiyi gösteren yüzünün ne yanda oldugunu anlamak için yine Duyu tesi basvurulmasi gerekir. Yoksa, ruhsal mesajin ne zaman gönderilecegi nasil bilinir? Bu tür bir sorun, tipki güdümlü mermideki güdüm mekanizmasi gibi bir mekanizma gerektirmektedir; yine de, bilindigi kadariyla, yalnizca birkaç yetenekli kisi bu gibi güç gösterilerinde bulunabilmektedir. Bugün bütün Duyu ötesi algi olaylarini ve açiklanamayan öteki bazi zihinsel güçleri tanimlamak için genel terim olarak paranormal (normalüstü) ya da çogu kez Yunan alfabesinin bir harfi olan psi terimi kullanilmaktadir.

Hareket ettirilen cisimler, sigara gibi ufak, basit cisimlerden duman gibi daha az somut maddelere kadar degismektedir. Bazi durumlardaysa, bir cismin içindeki moleküllerin hareket ettirildigi görülmektedir. Israilli Medyum Uri Geller’in ünlü kasik bükme gösterilerinin bir açiklamasi da bu olabilir. Molekül düzeninin degistirilmesi, madenin bükülerek sonunda kopmasina kadar varabilmektedir.

Psikokinezi'nin kolayca kabul edilmesini önleyen engeller, uzaduyumda oldugundan daha ciddi niteliktedir. Sinir sistemimiz çok ufak elektrik iletileriyle çalistigindan, baska birinin beynindeki bu ufacik sinyalleri algilamak için niteligi henüz bilinmeyen bir yetenege sahip oldugumuzu düsünmek o kadar güç degildir. Böyle bir yetenek yalnizca bugünkü bilgi düzeyimizden ileriye dogru bir adimlik bir asama anlamina gelmektedir. Oysa Ruhsal devimi açiklamak için bu çesit hiçbir uygun kuram yoktur. Hareket ettirilen cisimler çogu kez manyetik bile olmadigindan, bunlarin nasil hareket ettikleri tam bir bilmecedir.

Bir cismi zihin gücümüzle hareket ettirmeyi ilk denedigimizde, sizde böyle bir güç bulunsa bile, büyük bir olasilikla henüz zayiftir (öte yandan, örnegin kötü ruhlarin dadandigi sanilan evlerde geçen olaylarla ilgili kisiler, güçlü ama kontrol edemedikleri bir Psikokinezi (ruhsal devim) yetenegine sahiptirler). Önemli basarilar gerçeklestirmeye çalismadan önce,bulunabilecek en hafif cisimleri hareket ettirmeye çalisarak ruhsal devim yeteneginizi gelistirmek yerinde bir davranis olacaktir.

Duman, ruhsal devim yeteneginizi denemek için bulabileceginiz en hafif maddedir. Eger uzun bir kamistan, bardagin içine yavas yavas agizdaki sigara dumanini üfleseniz, bardagin dibinde bir duman birikintisi olusturabilirsiniz. Bardagin üstüne hava akimini kesen bir fincan tabagi da kapatirsaniz, duman orda birkaç dakika kalir. Simdi dikkatinizi dumanin üstünde yogunlastirin.dumanin ortada kabardigini ya da bardagin bir yanina toplandigini gözünüzün önüne getirmeyi deneyin. Bütün hedef maddeler arasinda en hafif olan bu dumanda belirgin bir hareketlenme yaratacak kadar talihli olabilirsiniz.

Sarkaci Hareket Ettirme:

Becerinizi daha somut bir cisimle denemek istiyorsaniz, çok hafif bir sarkaç yapabilirsiniz.önce bir izole bant parçasindan, yaklasik olarak bir bezelye tanesi büyüklügünde bir topak yapin. Parmaklariniz arasinda gergin tuttugunuz bir saç telinin ucunu da bu topraga bastirarak yapistirin. Saç teli topagin içine saglamca yapisacaktir. Saç telinin diger ucunu da, yapiskan bant yada zamkla bir bardagin dibine yapistirin. Bardagi bas asagi çevirdiginizde, camla korunan ufacik, duyarli bir sarkaciniz olacaktir. Simdi dikkatinizi sarkaç üzerinde yogunlastirin ve onu dokunmadan sallandirmaya çalisin. Büyük bir olasilikla bunu basaracaksiniz. Ama, yoksa dirseklerinizi masaya mi dayamistiniz? Su halde,bardagi yere koyun ve yeniden deneyin.Yine sallaniyor mu? Simdide bardagi hiçbir titresimin ulasamayacagi bir beton zemine koyun. Sarkaci hala sallandirabiliyorsaniz,sizde ruhsal
devim yetenegi bulunabilir (yine de, vücudunuzdaki statik elektrik yükünün sarkacin sallanmasinda etken olabilecegini gözden uzak tutmamak gerekir).
Yüzen Cismin Hareket Ettirilmesi:

Bir bardak sudan yararlanarak, baska bir duyarli ruhsal devim araci hazirlayabilirsiniz. Temiz bir bardaga çok dikkatle su doldurursaniz, yüzeysel gerilim sayesinde bardagin kenarlarindan biraz yüksekte berrak bir su yüzeyi elde edebilirsiniz. Ruhsal devim için seçtiginiz hedef cismi bu yüzey üzerinde yüzmeye biraktiginizda, ruhsal devim etkisi altinda cisim su yüzeyinde serbestçe dönecektir. Bu amaç için çesitli cisimler seçebilirsiniz.manyetik maddeleri denemek istiyorsaniz, suyun yüzeyine bir dikis ignesi birakin. Igne suyun üzerinde yüzecektir. Manyetik olmayan madenlerle deney yapmak için de, hedef olarak bir parça alüminyum çikolata kagidi kullanabilirsiniz. Ne kullanirsaniz kullanin, dikkatinizi hedefi su yüzeyinde tutmak ve döndürme üzerinde yogunlastirmalisiniz. Sarkaç deneyinde bazi dis etkenlerin oynadigi rolü görmüs oldugumuz için, herhalde artik dirseklerimizle masayi oynatmiyorsunuzdur.Ama acaba yüzünüzü, yayinladigi isi nedeniyle olusan ufak hava akimlarinin hedef cismin hareket etmesine yol açabilecegi derecede bardaga yaklastirdiniz mi? Agzinizdan yada burnunuzdan verdiginiz solugun bir hava akimi yaratmadigindan emin misiniz? Bir kavanozu tüm deney aracinin üzerine bas asagi kapatarak bu olasiliklari ortadan kaldirin ve deneyinizi sürdürün.

Birçok kisi zarlarin elverisli bir ruhsal devim hedefi oldugu kanisindadir; oysa, zarlarin yuvarlanirken hedef sayiyi tasiyan yüzlerin hangi yanda oldugunu bilmek için ruhsalgörünün gerekli olmasi ve zarlarin hareket ettirilebilmeleri yönünden oldukça agir cisimler olmalari gibi bazi sakincalari vardir. Zarlari plastik bardak içinde sallamakla, sonucu olumlu yönde etkileme olasiligini ortadan kaldirmis olursunuz. Önce tutturmayi istediginiz sayiya karar vermeli ve dikkatinizi bu sayi üzerinde yogunlastirmalisiniz. Bu sayiyi rastlantiyla tutturma olasiligi altida birdir. Deneylerin tekrarlanmasi, elde edeceginiz bir basarinin gerçekten ruhsal devim sonucu olmasi olasiligini arttiracaktir.

Öte yandan, özellikle üzerindeki noktalarin deliklerden olustugu zarlar ne de olsa hileli sayilir; çünkü, böylece altiyi gösteren yüz, zarin en hafif yüzüdür ve atildiginda rastlantidan beklenenden daha sik olarak üste kalacaktir. Bu sorunu çözümlemek için, rasgele seçilmis sayilari tutturmaya çalisabilirsiniz. Bunun için de, bir telefon rehberinin herhangi bir sayfasini açarak, alt alta dizilmis telefon numaralarinin bir ve alti arasinda olan son numaralarini bir kagida kaydedin. Bu rakamlar bizim amaçlarimiza uygun yaklasik bir gelisigüzel siralamayi saglayacaktir. Simdi kaydettiginiz bu rakamlari sirayla tutturmaya çalisin.

Uzaduyum ve ruhsalgörü deneylerindeki gibi, elinizden geldigi kadar çok sayida deney yapmali ve sonra toplam puaninizi yaptiginiz deney sayisina bölerek, rastlantidan beklenen altida bir basari oranini tutarli biçimde asip asmadiginizi anlamalisiniz. Aslinda, elde ettiginiz sonuçlarin gerçekten istatistik anlamlilik tasiyip tasimadigina karar vermek için, daha gelistirilmis istatistik analizlere gerek oldugunu da unutmamak gerekir.

Dünyamizi ziyaret eden bir çok ufak boyutda uzay araçlarinda hiç bir mekanik aksam bulunmamaktadir,son derece hafif özel alasimdan yapilmis bu araçlarda sadece basit navigasyon cihazlari bulunmaktadir. Bu örnek için Roswell de düsen uçan daire hakkinda yazdiklarimizi okuyunuz.Bu tür araçlarin personelinin telekinezik veya teleportasyon yetenekleri ile bu araçlari uçurabilme yetenekleri acaba varmidir.?Bu gün için bu araçlarin nasil uçtuguna dair henüz elimizde bir bilgi bulunmamakla beraber iki teori vardir, manyetik güçleri kullanan bir mekanizmaya sahipler veya teleportasyon veya telekinetik güçlerin kullanildigi bir mekanizma ile uçuyorlar.Tabi sadece küçük boyda olanlari kasdediyoruz..

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

6/7/2007 - %100 Beyin Gücü

% 100 BEYiN GÜCÜ

Bir düsünsenize, insanoglu tüm islerini tek parmakla yapiyor olsa idi, o zaman 10 parmakla donatilmis olarak dogmazdik. Eger beyin hücrelerimizin sadece %10'u mutlu, seviyeli bir yasanti sürdürmeye yetse idi, kafamiz tam 10 kati daha fazla hücre ile dolu olmazdi. Aslinda, insanoglu dünyada beyin kapasitesinin % 100'ünü kullanmayan tek varliktir. Insanoglu ayni zamanda, beraber yasadigi diger canlilar ile sürekli uyumsuzluk halindeki tek varliktir.
Yunuslar da benzer bir beyin ile dona -tilmislardir, ancak onlar beyin kapasitelerinin tümünü kullanarak yasamlarini akilli, eglence sever, çevreleri ile uyumlu varliklar olarak devam ettirmektedirler. Insanlarin da daha fazla beyin kapasitesinin kullanimi ile daha mutlu, daha uyumlu bir yasam sürebilecegini söylemek yanlis olmaz. Siz hiç, beyninin % 100'ünü kullanan birisinin suç, savas, açlik, salgin hastalik, ön yargi ve çevre katliami ortamlarinda olabilecegini düsünebiliyor musunuz ?

Baska bir deyisle, bizler de ayni diger canlilar gibi mükemmel yaratilmisiz; ancak, onlar gibi tüm potansiyelimizi kullanamiyoruz. Neden? Belki, bizler diger canlilar gibi enerji kaynagina nasil baglanacagimizi artik bilemiyoruz ya da kendi özgür irademizi kullanma konusu umurumuzda degil. Belki de özgür irade, sadece bedeninin tepkilerine cevap veren % 10 kullanimli insanlar için çok karmasik bir ifade.

Bu potansiyelin kullanilmamasinin nedeni ne olursa olsun, burada da kullanmazsan kaybedersin gerçegi ortaya çikmakta ve normal bir insan yanlis kullanim veya kullanil-mama yüzünden günde 100.000 beyin hücresini kaybetmektedir. Bu potansiyel degerlendirilmedikçe de, kisinin durumu zamanla daha kötüye gitmektedir. Sizce neden alzheimer, parkinson gibi hastaliklarin orani dünyanin dogum orani ile ayni oranda büyümektedir. Peki, çözüm ne?

Gerçekten de beynimizin tam kapasitesini kullanabilir, bu sayede yasam kalitemizi yükseltebilir miyiz? Tabiî ki yapabiliriz. Hafiza kaybina ugramak yerine hafiza sihirbazi, en basit problemlerden bunalan kisi yerine yaratici bir dahi, mutluluktan uzak, tekdüze yasam tarzi yerine diger canlilar ile tam ve degisken bir uyum içerisinde olmayi ögrene- biliriz.
Aslinda yasam düsündügümüzden daha zor. Parasizlik, kötü geçen çocukluk ya da çevremizdeki diger insanlar, dis etken olarak insanin kisiligini etkiler. Ama tüm olumsuz-luklara ragmen, kötü baslangiç yapip sonra da istikrarli, mutlu bir yasam kuran insanlar da vardir. Bu kisiler, kendini yetistirmenin ve sürekli gelistirmenin faydalarini fark etmis, ögrenmis insanlardir. Kisi, kendini tanima sürecini gelistirdikçe, aslinda içinde bulundugu konumu veya durumu ile ilgili gerçegin, tamamen kendi bilinçli, içgüdüsel veya tepkisel seçimlerinden kaynaklandigi fark eder.
Aklin ve vücudun tam ve dogru kullanimi ile kisinin kendini daha iyi hissetmesi, dolayisi ile ruhsal gelisimi, daha bilinçli bir yasam tarzi seçmesini saglar.
Birçok insan tekdüze günlük hayata takilmakta, sadece tepkisel davranislar sergilemekte böylelikle çevresindeki birçok olasiliklari ve seçenekleri görememektedir. %100 beyninizi harekete geçirmek için asagidaki beyin jimnastigi testini yedi gün boyunca deneyin ve bu kisa süre içerisinde ne kadar yol aldiginizi görün.

Testteki her bölüm beyninizin baska bir bölgesini çalistirmaktadir.
1. Vücudunuzu degisik yeni yöntemler ile sinayin. Normalde hangi elinizi kullaniyorsaniz bir günlügüne saçinizi taramak, dislerinizi firçalamak, çayinizi karistirmak gibi basit islemlerde elinizi degistirin. Gözünüzü kapatin ve esyalari hissederek odanizin içinde dolasin. Sesleri dinleyin, çevredeki kokulari duymaya çalisin. Yere düsen esyalari ayaginiz ile almaya çalisin, kapiyi, buzdolabini ayaginiz ile kapatin. Okudugunuz kitaptan bir sayfayi yan tutarak, bir sayfayi da ters tutarak okumaya çalisin.


2. Normalde sorgulayip, elestireceginiz bir kisi hakkinda onu onurlandiracak bir iltifat bulmaya çalisin. Kisi hakkindaki yarginizi sorgulayip, kendinizi onun yerine koyup durumu tekrar gözden geçirin.


3. Buzdolabinizi açip, birkaç saniye içindekileri gözden geçirin. Kapatip içinizden tekrarlayin. Ayni seyi bir oda içindeki esyalarda, bir magaza vitrinindeki kostümlerde, duvarda asili detayli bir resimde deneyin. Adetleri, büyüklükleri, renkleri hatirlamaya çalisin.


4. Her gün bes dakika kendinizi baska bir insan yerine koyun. Sizin su anda oldugunuz durumda o kisinin neler hissedebilecegini, neler düsünebilecegini hayal edin.

5. Kendinizi moralsiz veya keyifsiz hisset -tiginizde, hayatta en çok istediginiz seyin ne oldugunu hatirlayip, basarili olmaniz için ne yapmaniz gerektigini tekrarlayin. Ne zaman negatif bir düsünceye kapilirsaniz, kafanizda yarattigimiz bu küçük pozitif filmi tekrarlayin.


6. Gün içerisinde her saat basi, birkaç saniye için önceki saat içerisinde ne oldugunu düsünün. Günün sonunda, tüm günün bir degerlendirmesini yapin. Hatirlayamadiginiz küçük parçalar sizin gün içerisindeki çok fazla bilinçli olmadiginiz dakikalari gösterir.


7. Günlük hayatiniza adaptasyon ve esneklik kazandirmak için her gün farkli bir sey yapin. Alisverisinizi degisik dükkândan yapin. Eve gelis yolunuzu degistirin. Evde ekmek veya kek pisirin. Farkli bir spor yapin. Kendinizi yeni bir komsuya tanitin.


Her gün ayni seylerin yapilmasi beynin hep ayni bölümlerinin kullanilmasina, diger bölümlerin körelmesine yol açar. Unutmayin çesitli, farkli uyarimlar, beyin kapasitesinin kullanimi için en önemli anahtardir. Ayni zamanda sizi yoran, sizi zorlayan, rahatsiz eden aliskanliklarinizi birakmanizi da kolaylastirir.
Istediginiz rüyayi görmeyi veya uyandiginizda gördügünüz rüyayi hatirlamayi istemez misiniz ?

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/7/2007 - Telekinezi Alıştırmaları

TELEKİNEZİ 'NİN PÜF NOKTALARI VE ALIŞTIRMALAR

Selam tüm telekineziyle ilgilenen arkadaslar.Telekinezi yazılarımıza devam ediyoruz. Bu yeni yazımı yazmamın en büyük nedenlerinden biri telekinezinin yanlış anlaşılması ve MSN’den gelen soruların hep aynı olması. Şimdi sizi aydınlatmaya çalışalım.


Telekinezi ANLATILMAZ  
Telekinezi ÖĞRETİLMEZ 

Evet yukardaki cümleleri iyice belleğinize yerleştirin Çünkü;

Telekineziyi Öğrenmek için 2 yol vardır.

Telekineziyi size biri anlatamaz size sadece örnek yada teknik verebilir. Yani siz sadece alıştırmaları deneyerek kendi kendinize öğrenebilirsiniz. Alıştırmalara sitemizden göz atabilirsiniz.Yada telekinezi yapabilen biri size telepatiyle 1 saatte öğretir (ki bu yolla öğrenmeniz Türkiye’de %01 şansla olur..)


Telekinezi yaparken;

*Telekinezi yaparken birşey düşünmezsiniz!
*Telekinezi yaparken sadece hayal ve imajinasyon kullanırsınız.
*Telekinezi yaparken Nefesiniz çok hızlıysa telekineziyi bırakmalısınız.
*Telekinezi yaparken Oda ılık, Elleriniz sıcak olmalıdır.
*Telekinezi yaparken çok basarısızsanız yerinizi değiştirmelisiniz.
*Telekinezi yaparken telekineziyi önemsememelisiniz, basit birşey gibi düşünüp onu rahatça yapabileceğinize inanmalısınız.
*Telekinezi yaparken beyninizi sıkmayın, ıkınmayin, çok rahat olun ve sadece cisme yoğunlaşın.
*Telekinezi yaparken üstüne birde acemiyseniz, arkadaslarınızın yanında uğraşmayınız, yalnız yapınız.
*Telekinezi yaparken ellerinizin karıncalandığını düşünün veya isteyiniz.
*Telekinezi yaparken avucunuzdan bir enerji hortumu çıktığını hayal edin (abartmadan )

BUZ İLE TELEKİNEZİ 

Bu aralar “Psişik sosyetede” (Hollandalilar özellikle video saldırısına geçti) aşırı derecede modaya dönüşen buz oynatmanın püf noktalarını anlatalım.

Buz oynatmanın avantajları;

1) Normalde elleriniz ısınmışken telekineziyi daha rahat yaparsiniz. Buzla uğraşma sonucu zamanla ısı değişimlerinden etkilenmeyip kesintisiz işinize devam edebilirsiniz.

2) Kağıt, pipet gibi ilk seviyelerden sonra , düz bir yüzeyde elle doğru düzgün hissedilir birseyi hareket ettirmek bu işin size daha kolay gelmesini sağlar ve ağır cisimlere etki etmeniz daha kolay olur.

Nasıl yapmalıyım ?
İlk denemenizse “buzu” düz yüzeye koyun ve suyunu iyice etrafa yayın, buz suyun içerisinde durmalı.

Ellerinizi buza dokundurmayın ve onu itmeye çalışın. önce açık parmaklarla deneyin, olmazsa tüm parmakları birleştirip elinizle rüzgar yarattiğinizi hayal ederek onu itmeye çalışın.

Ellerinizi sabit bir yere koyun (buza yakın olsun) ve buzla aranızda bir ip bağlı olduğunu düsünüp, buzu o iple kendinize çektiğinizi düsünün.

Bunlardan herhangi biri olmazsa yukarıdada yazdığım gibi daha sonra deneyin yada başka bir yerde deneyin.


Normal buz hareketlendirmesini yapabilmeye başladıysanız devamında onu döndürmeye çalışın.

İlk “katı” maddenizi oynatmak muhteşem bir duygu.

 

LAMBALARA ETKİ

Bu defa ki yazimda size telekineziyle Lambalara etki edip edemeyeceginizi kendiniz denemeniz için yazdigim bir alistirmayi buraya aktararak yapicam.

Yaziya Baslamadan önce, Telekinezi ve diger konular hakkinda onlarca bilgi bulabileceginiz ve tartisabileceginiz UFONET FOrUM'a bi göz atmanizi da tavsiye ederim, kullanicilarin kendi deneyimledigi videolari da orada bulabilir yada kendi videolarinizi orada sunabilirsiniz.

http://forum.ufonet.be

 

Beyin Gücünüzle bi Lambayi patlatirsin desek "hadi ordan!" diye cevap aliriz :D ama bu sey gerçekten de var. Telekineziden gerçek anlamda haberdar oldugum zaman psi-wheel üzerinde denemeler yaparken isik da titriyordu. daha sonraki 1 ay boyunca da bilgisayarda oturdugum odanin isigi hep titredi ve sonundada patladi. 3-4 tane lamba degistirmek zorunda kaldim.
Su anda o kadar siklikta olmasa bile lambalar BAZEN birazda olsun titriyor. yani anlayacaginiz beynim o sersemlik döneminden çikti ve hersey yerine oturdu.
Örnegin uyumadan önce yatakta yatirken lambaya bakip denemeler yaparim ve titrer.
Eger Telekinezi olayina daha yeni girmisseniz ve psi-wheel'iniz firil firil dönüyorsa, oturdugunuz yerde hafif uzanin ve alistirmayi deneyin. muhtemelen basarili olacaksiniz.

..::Alistirma::..
* Rahatça oturun ve isiga gözlerinizi dikin. gözleriniz kamasiyorsan vazgeçin sonra deneyin.
* Beyninizi zorlayipda garip duygulara kapilmayin (hani bisey yapicakmis gibi ugrasip kafanizda yaptiginiz hareketlerden bahsediyorum)
* Bu sizin ilk denemeniz o yüzden gözlerinizi kismayin ve zorlamayin.
* GÖZ KAPAKLARINIZI "rahat birak"IN.
* Isiga odaklanin ve isigin pariltisinin arttigini düsünün, Hayal edin. Bunu yaparken beyniniz hala daha rahat, göz kapaklariniz serbest durumda olmali.

Bu olayi hayal ederken isigin pariltisi artmaya baslayabilir, yada görüntü titremeye baslayabilir. Heycana kapilip durmayin desemde yine durucaksiniz eminim (bende durdum )

Önemli NOT= Bunu denerken daha güçlü etki etmek isterseniz, isigin arttigini hayal ederken durmayin ve durmadan deneyin. yani örnek olarak yumrugunuzu sikip sikip birakmayin, hep/ durmadan sikin. o zaman olay daha güçlü gerçeklesir.

Bu denemelerden sonra girdiginiz her odada isiklar hafif hafif titreyebilir ve bazende sinir bozucu olabilir. yada oturdugunuz yerde aniden ışık çok yüksek bi pariltiyla bi kaç saniyeligine durabilir. ama sunu unutmayin hersey yerli yerine oturunca gücünüz azalmis gibi hissedeceksiniz, daha sonra içinizdeki güç tekrar uyaninca çok sıkı çalsin ki bu yeteneklerinizi unutmayasiniz.

PLaNeR ( _:TeLeKiNeTic:_ )

NOT=Telekineziye kendinizi çok fazla kaptırmayınız, yoksa herşeyin hareket ettiğini sanmaya başlarsınız. Doğrudan değil, yan gözünüzle baktığınız bir kalem yada benzeri şeylerin kaydığını sanabilirsiniz.Bu da kötü bir olay.O yüzden aradan zaman geçire geçire deneyiniz.

Yorum (11) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Menü

Ana Sayfa
Arşiv
  • Telekinezi Yöntemleri

  • Psi-Wheel Denemeleri

  • Telekinezi Alıştırmaları

  • Dost Sitleler

  • Komedi Merkezi

  • Azer Bülbül

  • Extra

  • Komik Videolar

  • Komik Yazılar

  • Komik Resimler

  • Komik Sesler

  • Fıkralar

  • Duvar Yazıları

  • Stand Up

  • Kamera Şakaları